1609–1617 yılları arasında I. Ahmed tarafından yaptırılan Sultanahmet Camii, içini süsleyen 20.000’den fazla mavi İznik çinisi sayesinde “Mavi Camii” adıyla anılır. Altı minaresiyle dikkat çeken yapı, klasik Osmanlı mimarisinin en görkemli örneklerinden biridir. Ayasofya’nın hemen karşısında yer alan cami, zarif kubbesi, geniş avlusu ve göz alıcı iç dekorasyonuyla İstanbul’un simgelerindendir.
Ayasofya, Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından 537 yılında yaptırılmış, yüzyıllar boyunca hem katedral hem cami olarak kullanılmış eşsiz bir yapıdır. 1453’te Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevrilmiş, 1935’te müze olmuş, 2020’de yeniden ibadete açılmıştır. Dev kubbesi, altın mozaikleri ve zarif sütunlarıyla Bizans mimarisinin başyapıtı sayılır. Osmanlı dönemi eklentileriyle birlikte Ayasofya, iki imparatorluğun izlerini aynı çatı altında birleştiren benzersiz bir tarihî anıttır.
Fatih Sultan Mehmet tarafından 15. yüzyılda yaptırılan Topkapı Sarayı, yaklaşık dört yüzyıl boyunca Osmanlı padişahlarının ikametgâhı ve devletin yönetim merkezi olmuştur. İç içe dört avludan oluşan sarayda, hazine dairesi, kutsal emanetler ve padişah eşyaları sergilenir. Harem bölümü, bahçeleri ve Boğaz manzarasıyla Osmanlı ihtişamını yansıtan bir müze kimliğine sahiptir.
Bizans İmparatoru Justinianus tarafından 6. yüzyılda yaptırılan Yerebatan Sarnıcı, 336 sütunu ve gizemli atmosferiyle İstanbul’un en etkileyici yapılarından biridir. Roma döneminden kalma devşirme sütunlar arasında yer alan ünlü Medusa başları, ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken detaylardandır. Aydınlatması ve su yansımalarıyla büyüleyici bir ortam sunar.
15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet döneminde kurulan Kapalıçarşı, dünyanın en eski ve en büyük kapalı pazar yerlerinden biridir. 60’tan fazla sokağı, 4.000’e yakın dükkânı ile adeta küçük bir şehir gibidir. Altın, halı, baharat ve el işi ürünlerin satıldığı bu renkli çarşı, tarih boyunca İstanbul’un ticaret kalbi olmuştur.
19. yüzyılda kurulan İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Türkiye’nin en zengin tarih koleksiyonlarından birine sahiptir. Kompleks; Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eserleri ve Çinili Köşk Müzesi’nden oluşur. İskender Lahdi, İştar Kapısı kabartmaları gibi eserlerle antik uygarlıklardan Osmanlı’ya uzanan geniş bir tarih yelpazesi sunar.